Browsing "Older Posts"

Gösterilen Kategori " eğitim "

Bir garip veli profili

By Ayrıntı Blog → 6 Ekim 2019 Pazar

Bu yazıyı yazarken karışık duygular içerisindeyim zira mesleğini seven bir öğretmenim. Bazen mesleği bırakıp Youtuber mi olsam diyorum. Ya hocam seninde 3 ay tatilin var ama... Aaa pardon unuttum. Yazının daha ilk satırlarında farklı bir yazı olacağını düşünüyorum (Kendi kendime konuşuyorum hissi veriyor).

yetişkinleri taklit eden çocuklar ile ilgili görsel sonucu

Yazıda okulda yaşadığımız bir olay ve sonrasında yaşadığım duygular üzerine günümüz öğrenci, öğretmen ve veli profili üzerine düşünceler bulunacak.

Teneffüsler artık 15 dk. Öğrenciler için çok güzel olan bir uygulama, lavaboya git, kantinde sıra bekle 5 dakikada zil çalsın koşa koşa sınıfa git derdi tasası bitti. Tabi her yeni uygulama yeni sorunlarda beraberinde getirmiyor değil. Teneffüs uzun olunca hali ile nöbetçi öğretmenlik de zorlaşıyor. Aman canım ne var sanki iki dolanır gelirsin diyenleri duyar gibiyim. Binli sayılara sahip okullarda bahçeye verilen 3 öğretmen hangi çocuğa yetişecek, olumsuz bir durum karşısında Süperman olamayacağımıza göre “aman canım ne var” diyenler başınıza geldiğinde kara kara düşünürsüz.

Neyse fazla uzatmadan yine böyle bir teneffüs… Sıradan bir gün nöbetçi öğretmen de değilim işin açıkçası, duvar dibinde koridorda ağlayan bir çocuk dikkatimi çekti. Sırtını duvara yaslamıştı, yanına vardım neden ağladığını sordum.
Ağlamaklı bir tonda: “Hocam sırtıma çay döküldü. Koşuyordum arkadaşıma çarptım”  Sırtına baktım okul kıyafeti çay lekesi olmuş halinden belli ki acıyor. Üzerini çıkardım deride yanma ve kavlama var tazyiksiz su ile ilk yardım uyguladık.  Müdür yardımcısı odasına götürdüm babayı aradık gelemeyebilirim dedi. Anne geleceğim işim var vs. sonuç olarak bir sağlık kuruluşuna müdür yardımcımız götürmek zorunda kaldı.

Buradan sonrasını ben görmedim… Baba sağlık ocağına geliyor Müdür yardımcımız okula dönüyor. 1 saat sonra karakoldan müdür yardımcımız çağrılıyor. İfade ve beyanlara göre biz olayın üzerini örtbas etmeye çalışıyormuşuz.

3 saat sonra müdür yardımcımız  dönebildi… “İyilik yap kötülük bul” dedikleri bu olsa gerek, sayın veli çocuğunuza ve öğretmenlerimize bir sorsaydınız acaba olay bu hale gelir miydi? “Eti senin kemiği benim” diyen kendi anne ve babama bir bakıyorum sonra bu olayda ki velimize bakıyorum çok şey değişmiş hemde çok.

V kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı derken nereden nerelere geldik, peki asıl soru şu değil mi? Nereye Gidiyoruz?

5N 1K Nedir, Nerelerde Kullanılır?

By Ayrıntı Blog → 8 Şubat 2018 Perşembe
Merhabalar bu günkü yazımızda 5N 1K nedir, nerelerde kullanılır gibi soruların yanıtların vermeye çalışacağız.

Öncelikli olarak 5N 1K nedir onu ele alalım. Bu yöntemin ismi 5+1 sorgulama kelimelerinin baş harflerinden gelir. Bu  soru yada sorgulama kelimeleri Ne, Nasıl, Neden, Nerede, Ne zaman ve Kim olarak kısaca 5N 1K olarak ifade edilir.

 beş n bir k nedir

5N 1K özellikle gazetecilik, habercilik gibi sektörlerde kullanılmaktadır. Gelişen basın yayın organları bu tekniğin başka alanlarda da kullanılabileceğini göstermiştir. Özellikle bu süreç eğitim sistemi içinde de kendine yer bulmuştur. Eğitim ve öğretim süreçlerinde değerlendirme aşaması çok önemlidir. Çünkü konunun yada bütünsel olarak bakılacaksa öğretilmek istenen şeyin öğrenilip öğrenilmediğini bu yöntemi kullanarak kolayca bulabiliriz.

Yöntemi bireyler kendilerine de uygulayabilirler. Bir metin okumuşsak ve metinde geçenleri anlayıp anlamadığımızı test etmek istiyorsak bu soruları sorarak bunu anlayabiliriz. Bu şekilde hem metni öğrenip öğrenmediğimizi ölçerken aynı zamanda öğrenmeye de devam ediyoruz.

Tam tersinden düşünecek olursak bir metin yazıyorsak ve bu yukarıdaki sorulara metin içerisinde cevap verebiliyorsak, metni okuyanlar için daha anlaşılır olacaktır.

Soruların metin üzerindeki karşılıklarını sıralayacak olursak:

1)     Ne sorusunun karşılığı: Konudur, metinde nelerin olduğu anlatır.
2)     Nasıl sorusunun karşılığı: Yöntemi belirler, olayın ne şekilde gerçekleştiğini anlatır.
3)     Neden sorusunun karşılığı: Amacı belirtir, metinde geçen olayın gerçekleşme sebebini anlatır.
4)     Nerede sorusunun karşılığı: Mekan ve yer kavramlarını bize belirtir, olayın nerede olduğunu bildirir.
5)     Ne zaman sorusunun karşılığı: Metinde geçen süre ve süreci belirtir. olayın nezaman olduğu hangi zaman dilinde gerçekleştiği hakkında bilgi verir, sabah, dün, 11. yüzyıl, geçen yaz gibi…
1K) Kim sorusunun karşılığı: İlgili ve sorumlu kişi yada kişileri belirtir, soru kalıp olarak kime, kimde, kimden soruları alternatif olarak kullanılabilir.


Sizlerde yaşamınızda anlamlandıramadığımız konuları bu soruların cevaplarını vererek daha anlaşılır hale getirebilirsiniz. 5N 1K Nedir? Sorusun cevabını vermeye çalıştık. Umarım faydalı olmuştur, teşekkür, soru, görüş ve önerileriniz için lütfen yorum kısmından yazınız.

5. Sınıflar İçin Kitaplık Listesi

By Ayrıntı Blog → 16 Ocak 2017 Pazartesi

Hepimizin beklediği yarıyıl tatili gelip çattı. Bir çok öğretmen arkadaşımız her ne kadar sınıf kitaplığı oluşturmuş olsa da işlerin yoğunluğundan bunu e-okula girmekte zorlanırlar. Ayrıca öğrencilerin okumuş olduğu birçok kitabında, kitaplıkta nereye ve ne şekilde kaydedileceği sorun olur. İşte meslektaşlarımızın e-okuldan 5. Sınıflar Kitaplık Listesini kolayca girebilecekleri bir kitaplık oluşturduk. Seviyeye uygundur ve sayfa sayıları ile beraber giriş yapabilirsiniz. 

Kitap GrubuKitap türüKitap AdıSayfa Sayısı
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşAli Baba64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşAltın Kuş64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşAya Yolculuk56
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşDeniz Cinleri64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşDevler Ülkesi64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşDünyanın Ucundaki Fener62
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşGeçmiş Olusun Arkadaşım64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşHamur Gelin60
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşHayat Suyu64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşHazine Peşinde46
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 Yaşİnci Taneleri64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşKara Kedi64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşKırk Haramiler67
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşKızıl Veba64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşKoruklar Prensi64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşKüçük Kemancı54
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşLimon Perisi İle Şehzade64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşOnunla Arkadaş Olacağım50
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşOrmandaki Giz57
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşPeri Kızın Altın Bülbülü64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşPrenses Kuşu55
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşSır Taşı64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşSihirli Balık64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşSihirli Işık61
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşSirk Köpeği49
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşTılsımlı Güvercin57
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşUmut Gemisi58
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşUzaya Yolculuk64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşYedi Odalı Saray58
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşYeni Yıl Şarkısı65
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşYer Altında Yolculuk59
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşYumurta Bebekler64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 YaşZaman Tüneli64
Öğrenci Bilgisini Listelemek İçin Tıklayınız.ÇOCUK KİTAPLARI7-12 Yaş15 Yaşında Bir Adam65

Malmath Android Hoca

By Ayrıntı Blog → 9 Haziran 2015 Salı
denklem
Denklemlerden korkmayın!..

 Gün geçmiyor ki Android işletim sistemi için yeni yüzlerce kullanışlı program yazılıyor olmasın…
 Google Play Store'da birkaç gün önce bu programları çok ucuza satmaya başlamıştı. İyi bir kampanyayla 1 tl fiyatla kullanışlı programların satışına başlamakla kalmayıp ödemeleri Paypal üzerinden yapma olanağını Türk kullanıcılara sunmuştu.

 Android uygulamalarını indirmek ve reklamsız olarak kullanmak için ya kredi kartını kullanmak gerekiyordu ya da reklamlara boyun eğmek…

Bundan sonra Android uygulamaları Paypal hesabı üzerinden ödeme yaparak kolaylıkla indirme olanağı var. Yeni çıkan programlar biri olan Android uygulaması Malmath bütün matematik fobisi olan öğrencilerin yardımına koşuyor. Malmath programı çok fonksiyonlu bir program ve matematiğin en sıkıcı formüllerini gerektiren tüm yüksek matematik sorularını çözme yeteneğine sahip…

Özellikle öğrenciler için logaritma ikinci derece denklemler, limit, matris, integral, trigonometri sorularını çözümlü olarak aşama aşama gösteren ve Türkçe dil desteğine sahip olan mükemmel bir matematik hocası olarak kullanılabilir…

 Bazı Android programları sadece internet varken kullanılabilmektedir bu programda öyle bir sorun yok. İsteyen herkes yukarıda anlatılan konularda istediği problemi rahatlıkla bu program sayesinde çözebilir. programın en güzel yanı çözümü aşama aşama çözerek ilerlemesi ve basamakları teker teker öğrenciye göstermesi…

Çözüm yapılırken her aşamada ne yapıldığı Türkçe olarak birer birer anlatmakta olan bu harika Android programı internet üzerinden ücretsiz edinebilirsiniz.

Ebced Hesabı Nasıl Yapılır

By Ayrıntı Blog → 29 Nisan 2015 Çarşamba
Kolayca ezberlenebilmesi için Arab alfabesindeki harflerin üçer, dörder birbirlerine birleştirilip okunmasıyla meydana gelen sekiz kelimenin ilk kısmıdır. Bu yüzden de ebced denilmiştir (elif, be, cim-ce, dal-de). Alfabe, elifba kelimeleri gibi Arab alfabesinin bütününü de ifade eder. Zaten bu kelimeler (alfabe, elifba) de ilk harflerin birleştirilerek okunmasıyla yapılmıştır.

ebced hesaplamasıBütün harfler ile yapılmış sekiz kelime ise yandaki gibidir: ebced, hevvez, hutti, kelemen, sa'fas, karaşet, şehaz, dazıg. Bu sekiz kelime ezberlenince tüm alfabe öğrenilmiş ve söylenmeleriyle harfler sırasına göre tekrarlanmış oluyor. Doğal olarak her kelimeyi teşkil eden harfler ayrıca tanınmaktadır.

Bazı durumlarda harfler, karşılığı oldukları sayının yerine de kullanılmaktadır. Harflerin sayı değerleri matematikte, fizikte, edebiyatta ve büyü ve efsun yapımında kullanılmıştır. Bu türden kullanımına ebced hesabı da denilir. Türk ve İran edebiyatlarında harflerin sayı değerlerinden yararlanarak tarih düşürme, tarih söyleme şeklin de bir nazım türü de geliştirilmiştir. Şairler herhangi bir binanın yapım tarihini ve buna benzer tarihleri bu şekilde söylerlerdi. Söylenen mısrayı teşkil eden harflerin sayı değerleri toplanınca olayın veya yapının tarihi ortaya çıkar.

Mesela Fuzuli'nin: "Geldi burc-i evliyaya padişah-ı namidar" mısraları Kanuninin Bağdat fethi tarihini vermektedir. Bu dizedeki harf sayılarının toplamı 941 etmektedir buda hicri takvime göre Bağdat fetih tarihine denk gelmektedir.

Gizli ve sırlı söylemlerin yöntemi olan ebced hesabını anlatmaya çalıştık umarım faydalı olmuştur.

Johann Wolfgang von GOETHE Kimdir

By Ayrıntı Blog → 17 Nisan 2015 Cuma
Alman edebiyatının dahi şair ve yazarıdır ve dünyanın en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilir. Sert ve disiplinli bir adam olan babası Johann Gaspar Goethe tanınmış bir hukukçuydu. Babası aynı zamanda Alman İmparatorluğunun "İmparatorluk Müşaviri" dir. Hassas ve romantik bir kadın olduğu bilinen annesi Katherina Elisabeth Textor'da iyi tanınmış bir ailenin kızıydı. Evlendiklerinde annesi 17, babası ise 40 yaşındaydı. Goethe'nin azimli ve disiplinli çalışmayı babasından, hayal gücü ve duygusallığı annesinden aldığı söylenebilir.

Goethe çocukluğundan itibaren şiire ve edebiyata çok meraklıydı. Babasının isteği ve kontrolü altında özel öğretmenlerden dersler almıştır. Latince, Yunanca, İtalyanca, İngilizce, Fransızca İbranice dersleri almıştır. Bunun yanında resim ve müzik derslerine de gitmiştir. Leipzig'de başladığı hukuk öğrenimine sağlık nedenlerinden dolayı ara vermiş, daha sonra Stazbourg'da bu öğrenimini tamamlayarak hukuk diplomasını almıştır. Bir müddet babasının yanında avukatlık yapmış daha sonra avukatlığı bırakarak kendini tamamen edebiyata vermiştir.

Sanata ve edebiyata çok meraklı olan Weimar Grandükü, Carl August'un ısrarı üzerine onun danışmanlığını yapmıştır. Bu görevi yerine getirirken iktisat ve siyasetle ilgilenmiştir. Goethe'nin çalışmaları ve gayreti sayesinde Weimar bir sanat merkezi haline gelmiştir. Ayrıca Goethe Grandük ile birlikte Fransa seferine de çıkmıştır.

Hassas ve romantik bir insan olan Goethe hayatından kadın ve aşkı hiç eksik etmemiştir. Yaşadığı birçok aşk hikayesi eserlerine ilham kaynağı olmuştur. Gençlik yıllarında Alman edebilaytında gençlik çağı denilen romantik dönemin öncülüğünü yapmıştır. İtalya seyahatleri sonucunda fazlaca etkilenmiş, Yunan ve Roma dönemine hayranlık beslemiştir. Bu hayranlık onun eserlerine klasik ölçü olarak yansımıştır. Schiller'le olan yakın dostluğu onun sanatsal anlayışına ironik unsurlar katmıştır. Goethe Doğu (şark) Edebiyatıylada yakından ilgilenmiştir. İranlı şair Hafız ve Mevlana esin kaynağı olmuştur ve olgunluk döneminde yayınladığı eserine "Şark-Garp Divanı" adını vermiştir. Tarih ve efsane unsurlarını içeren tiyatro eserlerinde Shakespeare etkisi görülür.

Tarih, bilim ve felsefeye büyük önem vermiştir. Eserlerinin güzelliği kültür kaynaklarının zenginliğinden de gelmektedir. Eserlerined bir edebi eserde bulunması gereken bütün unsurlar vardır. Bu sebeple eserleri tüm dünya dillerine çevrilmiş, büyük bir kısmı ise besteciler tarafından bestelenmiştir.

Goethe'nin asıl büyük eseri, hemen hemen hayatı boyunca yazdığı ve ölümünden bir yıl önce tamamlayabildiği Faust adlı dramdır. Eserin konusu ise bir halk efsanesinden alınmıştır.

Şahsiyeti ve sanatı ile sadece Alman edebiyatına değil dünya edebiyatınada damgasını vurmuş büyük şair, romancı ve tiyatro yazarıdır.

Gaspıralı İsmail Bey Kimdir

By Ayrıntı Blog → 8 Şubat 2015 Pazar
gaspıralı ismail bey kimdir
Türklerin ve Müslümanların uyanmalarına kendini adamış gazeteci, eğitimci ve Türkçü fikir adamıdır. Kırım'ın Bahçesaray civarındaki Avcı Köyü'nde dünyaya gelmiştir (1851). 10 yaşında Akmescit (Simferepol) Rus Orta okuluna, 12 yaşında Voronij Rus askeri okuluna verilmiştir. Buradan da Moskova askeri lisesine gitmiştir. Bu lisede yaşatılan Slavcılık ideali ve Türk düşmanlığı onda büyük bir tepki meydana getirmiş ve onu Tür Milliyetçiliğine derinden bağlamıştır. Bu etkilerin tesiri ile gönüllü olarak Girit Muharebesine girmek istemişse de, İstanbul'a giden vapura binerken yakalanmış ve Kırım'a tekrar gönderilmiştir. Bu olaydan sonra okula devam etme imkanı da kalmayan Gaspıralı İsmail 17 yaşındayken Bahçesaray Zincirli medresede öğretmenlik yapmaya başlar.

1827'de Paris'e gitme fırsatı bulmuş ve iki yıl içinde zamanını iyi bir şekilde değerlendirip Fransa'da gördüklerini ve bunlar hakkındaki düşüncelerini "Avrupa  Medeniyetine Bir Nazar-ı Muvazene" adlı eserde toplamıştır. Bu eseri 1302'de İstanbul'da yayımlamıştır.

1875''te Kırıma'a dönen Gaspıralı İsmail Bey 1879'da Bahçesaray Belediye Başkanlığına seçilmiş ve dört yıl bu görevi yerine getirmiştir. 1883'te Tercüman gazetesini kurmuş 31 yıl boyunca fikirlerini ve düşüncelerini gazete aracılığı ile Türk ve İslam dünyasına yaymıştır.

1893'de Türkistan'a ve Hindistan'a geziler düzenleyerek konferanslar düzenlemiştir. Zamanın ileri gelenleri ile görüşmeler yapmış, Türklerin ve Müslümanların okuyup aydınlanmaları ve uyanmaları için büyük çaba sarf etmiştir.

Türk dünyasının gerilikten ve yoksulluktan kurtulması için Tercüman Gazetesinde "Dilde, Fikirde ve İşte Birlik" fikirlerini hedef alarak bu uğurda mücadele vermiştir. Tercüman yayınları arasında 40 adetten fazla bilim ve sosyal konuları işleyen eser yayınlamıştır. Gaspıralı bu çalışmalarıyla Türk dünyasının kalkınması için fikirlerini yaymaya çalışmıştır.

Osmanlı İmparatorluğunun zirai ve iktisadi yapısı üzerine araştırmalar yapmış, gayrimüslümlerin bu alanlardaki üstünlükleri üzerine incelemelerde bulunmuştur. Eğitim kuruluşları ve sosyal yardımlaşma kuruluşlarının faaliyete geçirilmesini istemiş, bunun için teşvik ve önderlik etmiştir.

Gaspralı İsmail Bey, Bahçesarayda 1914 yılında vefat etmiştir. Türk ve İslam dünyasında tesiri ve nüfuzu ile güçlü bir düşünür olduğunu ispat etmiştir.

Reşat Nuri Güntekkin Kimdir

By Ayrıntı Blog → 27 Ocak 2015 Salı
yaşar nuri güntekin
Reşat Nuri Güntekkin1889 İstanbul'da dünyaya geldi ve 1956'da Londra'da hayata gözlerini kapattı. Roman, tiyatro ve roman yazarıdır. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olmuştur. Yazarlığını yanı sıra öğretmenlik, müfettişlik, milletvekilliği ve Paris kültür ateşeliği gibi görevlerde bulunmuştur. Genellikle hikaye ve tiyatro türlerinde de eserler vermiştir. Reşat Nuri asıl şöhretini romanlarıyla kazanmıştır. Özellikle de Çalıkuşu romanı ile büyük ün yapmıştır. Bu romanında ülkücü aydın genç kız tipi olan İstanbullu Feride Anadolu hayatına girmiş, Anadolu insanını ve gerçeği ile yüz yüze gelmiştir. Zekası, kültürü, ahlakı, fazileti ve şefkati ile önceleri kendisine biraz da şüphe ile bakan bu insanları kaynaşmayı başarabilmiştir. Bu bakımdan Çalıkuşu romanı yazarını gölgede bırakan bir şöhret kazanmış, Feride Anadolu'ya ışık götürecek genç öğretmenlerin örneği haline gelmiştir.

Reşat Nuri gerçekçi (realist) bir roman yazarıdır. Batıdan aldığı tekniklerle yerli olay ve şahısları anlatmıştır. Ülkemizin çeşitli yerlerinde toplumun çeşitli zümre ve tabakalarından mensup insanlar arasında geçen acı, tatlı hayat sahnelerine eserlerinde canlandırmıştır. Canlı, renkli ve insana tesir eden bir üslubu (anlatım dili) vardır. Dili akıcı, temiz bir İstanbul Türkçesidir ve eserleri görgü ve tecrübeye dayanmaktadır. Bütün büyük ve hakiki romancılar gibi Reşat Nuri'de gerek Anadolu gerçeklerine gerekse üzerinde durdu diğer meselelere gerçeklerden sapmayan ve peşin hükümlü olmayan bir gözle bakmıştır. İnsanı insan olarak ele almış objektif bir gözlem ve değerlendirmeye yapmıştır.

Başlıca Eserleri

Romanları; Bir Kadın Düşmanı, Acımak, Yeşil Gece, Yaprak Dökümü, Kızılcık Dalları, Gökyüzü, Eski Hastalık, Ateş Gecesi, Değirmen, Miskinler Teknesi, Gizli El, Çalıkuşu, Damga, Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi,

Hikayeleri; Sönmüş Yıldızlar, Tanrı Misafiri, Leyla ve Mecnun, Olağan İşler.

Tiyatro Eserleri; Hançer, Eski Rüya, Taş Parçası, Gönül, Hülleci, Balıkesir Muhasebecisi, Yaprak Dökümü, Eski Şarkı

Seyahat Eseri; Yazarın 1 adet seyahat eseri vardır oda Anadolu Notlarıdır.

Baybars Kimdir

By Ayrıntı Blog → 23 Ocak 2015 Cuma
Baybars (Melikü'z Zahir Sultan Seyfüddin 1223 - 1277) Mısır Suriye Türk Memlük imparatorlarının dördüncüsü ve en büyüğüdür. Türklerin Kıpçak boyundandır. Kıpçak'tan (Bugün ki Ukrayna) Mısır'a gelip (Bazı kaynaklar bu gelişi köle olarak gelmiştir şeklinde vermektedir) Eyyubi sultanın hassa ordusuna katıldı. 1249 Mansure meydan muharebesinde Haçlı ordusunun yenilmesinde ve Fransa kralı IX. Saint Lous'in esir edilmesinde büyük hizmetleri görüldü. Eyyubi hanedanı yerine Memlukler'in iktidara gelmesinde de birinci derecede pay sahibidir. Ayn Calüt zaferinde Türk ordusunun öncü tümeninin kumandanlığını yaptı ve Mısır'ın Moğol istilasından korunmasında hizmetlerde bulundu. Bu zaferlerden yaklaşık 2 ay sonra tahta çıktı.

Moğollar Bağdad'ı alıp Abbasi halifelerine son vermişlerdi. Dünyanın birinci İslam devletinin başına geçen Baybars, 1261'de Kahire'de bir Abbasi prensini halife ilan edip 1516ya kadar sürecek olan Kahire Abbasi Halifeliğini kurdu. 1261de Kilikya'ya ordu göndererek Ermeni kralını esir etti. 1268'de yeniden sefere çıktı. Antakya Haçlı prensliğine son verdi. Haçlıları geniş ölçüde Doğu Akdeniz'den temizlediği gibi Mogollar'la da başarılı savaşlar yaptı (İlhanlılarla).

1277'de Türkiye Selçuklularını İlhanlılardan kurtarmak için Kayseri'ye geldi. 54 yaşında yaşamını yitirdi ve Şam'a gömüldü. Ortaçağ Türk ve İslam Hükümdarlarının en büyüklerinden kabul edilir. Askeri dehası bir yana devlet yönetim ve teşkilatında da büyük işler yapmış bir liderdir.


Cengiz Han Kimdir

By Ayrıntı Blog → 15 Ocak 2015 Perşembe
cengiz han imparatorluğu
Büyük Hükümdar Cengiz Han. Filmlere, belgesellere konu olmuş, hakkında birçok araştırma yapılmış, dünya siyasi tarihine yön vermiş bir hükümdardır. Bugün ben Cengiz Han Türk müdür? Cengiz Han Türk sayılabilir mi? Gibi soruların cevaplarını tarihi temelleri ile ele almak istiyorum. Burada gelebilecek eleştirile yönelik şunu söyleyebilirim amacım herhangi bir yargıya varmak değil. Okur olarak Cengiz Han kimdir, Türk mü Moğol mudur tanıyarak bu konuda fikir sahibi olmanızı sağlamaktır.

Moğolistan'da Onon ırmağı kıyısında Dülün-Boldak kasabasında dünyaya geldiği belirtilen Cengiz Hanın babasının adı ise Yesügey-Bahadır'dır. Asıl adı ise Timuçin'dir ve Moğolc Temücin diye söylenmektedir. İmparator olduktan sonra ise Cengiz adını almıştır. Çinggis diye söylenen bu kelime Türkçe Dengiz-Deniz den geldiği varsayılmaktadır (Cengiz Han ismini almasının sebebi olarak Eski Türklerde geçerli bir hükümdarlık adı olduğu için aldığı yorumları yapılır).

Cengiz'in son Göktürk hakanlarının 25. kuşak torunlarından olduğu söylenmektedir. Mensubu olduğu Kıyat ailesininde eski Türk ailelerinden olduğu bilinmektedir. Cengiz Han Türkçe biliyordu fakat ailesi birkaç kuşaktır Moğol olarak yaşadığından ve Şaman dinine girdiğinden Moğolca konuşuyorlardı.

Cengiz Han fetihlerini büyük ölçüde Türk birlikleri kullanarak yapmıştır. Kumandanları arasında pek çok Türk savaşçı bulunmuştur. Ancak bütün bunlar Cengiz'i Türk kabul etmemize yetmemektedir. Ayrıca kendini Türk'te olarak hissetmemiş ancak geçmişte bir Moğol imparatorluğu olmadığı için kendisini Eski Türk hakanlarının yerine koymuştur. Türk devletlerini yenerek ve Doğu İslâm dünyasını alt üst ederek imparatorluğunu oluşturmuştur.

Cengiz Han torunlarının Türk oldukları su götürmez bir gerçektir. Onlar zamanla Moğılcayı, Şaman dinini bırakmış müslüman olmuşlar ve Türkçe konuşarak Türk kültürünü benimsemişlerdir. Timuçin'in babası Moğolların oldukça tanınmış boy ve ailenindendir. Genç yaşlarında öldürünce Timuçin kardeşleri ile annelerin himayesinde kaldı. Yoksul düşmüş çocukluk ve gençlik yılları pekçetin geçmişti. Hayat şartlarının ağır hatta merhametsiz, toprağın kısır, ekonominin hayvancılığa ve avcılar dayalı olduğu. şehirlerin bulunmadığı ve okuma yazmanın geçerli olmadığı Moğolistan'da derebeylik ve oymak teşkilat dışında bir devlet ve sosyal yapıda yoktu.

Ancak Moğollar asırlardan beri Türklerin yanında bulunarak çok cesur korkusuz savaşçılar olmuşlardı. Timuçin soylu olduğuna inanıyor ve büyük büyük bir aileden geldiğini asla unutmuyordu. En kötü şartlarda bile gururunu muhafaza ediliyordu. Ülkede Kuzey Çin'den hakimiyetinden başka bir tesir yoktu. Timuçin Çin beylerine hediyeler göndererek, Moğol ve Türk kabilelerini etrafında toplayarak çevresini rahatsız edebilecek bir güce ulaştı.

1203'te Doğu Moğolistan'da bütün boylar tarafından Han olarak tanındı. 1206 da Nayamanlar'ı yenip güneye sürdü. Batı Moğolistan'ı ele geçirdi. Bunun üzerine Cengiz adıyla kendisini hakan ilan etti.

Devletine Cengiz Yasası denen kurallarla düzen verdi. Her biri 10 000 askerden oluşan tumanlar (Tümen) oluşturdu. Çok ağır cezalarla ordusunu disipline etti ve görülmemiş ceza ve yaptırımlar uyguladı. Eski Türk hakanları gibi Kuzey Çin'i fethetmeye karar verdi. 1211'de Çin'e girdi 1215'te Pekin'i alarak dünyanın en büyük taht şehirlerinden birine sahip oldu. Adı ve acımasızlığı bütün dünyada duyuldu. 1209'da Uygur Türkleri ve 1221'de Karluk Türkleri Cengiz'e tabi oldular. 1216'da Naymak Türk hakanı Küçlük (Güçlük) hanı yenerek onun ülkelerini de fethederek Hazar Denizi kuzeyine kadar ulaştı.

Cengiz Han daha sonra 4 oğlu ile beraber 200 000 kişilik bir ordu ile Doğu Türk hakanları olan Harzem-Şahlar ile savaştı. Semerkant'ı alarak bütün Türkistanı ele geçirip, İran'a girdi. Türk şehirlerinde büyük kıyım yapıldı. Cengiz istilası önce İslam sonra Hıristiyan dünyasında tarihin nadir paniklerinden birini meydana getirdi. Son Çin seferinden sonra 1227 yıllının Ağustos ayında Kansu şehrinde öldü. Moğolistan'a götürülüp eski Türk-Moğol geleneklerince gömüldü ve mezarı gizli tutulmuştur.

Ülke sınırları çok büyük bir imparatorluk oluşturan Cengiz dünya çapında tanınan bir imparator olarak dünya tarihine geçti.

Cengiz Han'ın imparatorluğu 4 büyük imparatorluğa ayrıldı. Cengiz Han oğullarından büyük oğlu Coçı babasından 6 ay önce ölmüştü ve payı ile Altınordu Doğu Avrupa Türk devleti kuruldu. 2. Oğlu Çağtay Han Türkmenistan da Çağtay Türk Hanlığını kurdu. 3. Oğlu Ogeday babasının yerine devletin yerine geçti ve büyük hakan oldu. 4. oğlu Tulı' hakan ise Çin'deki Yuen ve yakın doğudaki (İran ve çevresi) İlhanlı Türk Hakanlıklarının atası konumundadır.

Görüldüğü gibi Cengiz Han'ın torunları Çin dalı hariç tamamen Türkleşmişlerdir. O dönemde Moğol nüfusu çok fazla değildi. Kuvvetli bir Moğol kültüründen de söz edilemez. Dolaysıyla Türk kültürü içinde İslamı kabul etmişler ve kaynaşmışlardı demek mümkündür.

Öğretmenler Neden Yıllık Plan Yapar

By Ayrıntı Blog → 4 Ocak 2015 Pazar
Öğretmenler, öğretmelik görevlerini yerine getirirken, birçok dosya dokümana ihtiyaç duymaktadır. Yıllık plan bu dosya ve dokümanlardan bir tanesidir.

Hayatımızın her aşamasında plan yaparız ve bu planlara uymaya çalışırız. Günlük yapacağımız işleri ödemelerinizi, bazende tatilinizi planlarız. Eğitim öğretim faaliyetleri gibi önemli bir konununda plansız olmaması da düşünülemez. Ayrıca öğretmenlerin derslere hazırlıklı girmeleri yasal bir zorunluluktur. Bu zorunluluk plan yapmayı da eğitsel yönden gerekli kılmaktadır. Eğitim öğretim faaliyetlerinin etkin ve verimli olabilmesi önceden yapılmış bir plan ve bu plana uyulmasıyla mümkün olabilmektedir. Mili Eğitim temel kanunu ve derslerin öğretim programlarında da bu konuya yer verilmiştir.

Plan yapmanın ve planlı çalışmanın yararlarını sıralamak gerekirse şunları söyleyebiliriz.

-Somut ve uygulanabilir çağdaş öğrenme öğretme faaliyetlerini içerir.
-Öğretmen ve öğrenci verimini artırır.
-Dağınıklık ve düzensizlikleri minimuma indirir.
- Öğrencilerin ilgi istek ve yeteneklerine cevap verir.
- Birlikte çalışma ve düzenli çalışma alışkanlığı kazandırır.
- Güvenilirlik ve değerlendirmeyi mümkün kılar.

Eğitim öğretim dönemi başında her öğretmen branşına göre ünitelendirilmiş yılık plan yapar. Planlan yapılırken dikkat edilmesi gerekenlerin başında planların esnek olması hususu gelir. Her şeye harfiyen uyma zorunluğu eğitim öğretim faaliyetlerine uygun olmayabilir. Planlar hazırlanırken okulun şartları, sosyo ekonomik durum ve hesapta olmayan durumlar dikkate alınmalıdır. Basit bir örnek verecek olursak planınızda sınav tarihiniz net bir şekilde belirlediniz ama aynı gün aynı sınıfın 3 sınavı var ve e-okula girişleri yapılmış olsun siz 4. sınav olarak giriş yapamayacaksanız. İşte bu gibi durumlarda sınav tarihiniz plana uymayabilir. Yapmanız gereken planınızdaki öngördüğünüz tarihi değiştirmek olacaktır.

İnternet ve bilişim çağının bu kadar gelişmediği yıllarda öğretmenlerimiz planlarını elde hazırlardı. Günümüzde durum biraz daha farklı yayın evleri ders kitaplarına göre örnek planlarını yayınlanmaktadır. Ayrıca öğretmenlerimiz kendi yaptıkları yıllık planları internet ortamında paylaşmaktalar. Bu yönde hizmet veren birçok site bulunmakta bu sitelerden bir tanesi de paylaşan hoca. Paylaşan Hoca sitesi öğretmenlerin üye olarak tüm dosya ve dokümanlarını paylaştıkları ayrıca forum kısmında tartışabilecekleri güzel bir platform üstelik dosya indirmek için üyelik gerekmiyor. Üyeler bir çok ayrıcalıklardan faydalanabiliyor ve siteye üyelik Facebook Twitter ve Google Plus üyelikleri ile de tamamlanabiliyor.

Cengiz Aytmatov Kimdir?

By Ayrıntı Blog → 16 Aralık 2014 Salı
cengiz aytmatov
Cengiz Aytmatov 1928 yılında Kırgızistan başkenti Bişkek'te yer alan Talas bölgesinin şeker Köyünde dünyaya gelmiştir. Baba adı Törekul Aytmatov ve annesi ise Nagima Hamzayevna Aytmatov dur. Kırgız Türklerinin çağdaş yazarları arasında en tanınmışlarındandır. Babası memur olan Aytmatov, Baytarlık ve tarım eğitimi görmüştür. Ayrıca Cengiz Aytmatov Moskova Üniversitesi Edebiyat Fakültesini bitirmiştir. Yetiştiği ve yaşadığı dönem itibarı ile Particilik faaliyetlerine katılıp sadık bir komünist intibası verebildiği için gelişme ve yükselme imkanı buldu. 1957'de Sovyet Yazarlar Birliği üyesi oldu ve 1963 yılında Lenin ödülünü almıştır.

Eserlerinde genellikle Kırgız Türk köylü yaşamını işer. Halk inanışları, Kırgızların meşhur Manas Destanı, eserlerin canlı ve orijinal kılan ilham kaynaklarıdır. Eserlerini Rusça ve Kırgız Türkçesi ile yazar. Duygulu, içten, halkını ve yurdunu çok seven bir yazardır. Türkiye Türkçesine çevirilen eserleri Sovyet rejiminin ve komünist ideolojinin zorladığı unsurlar haricinde, esas bakımından yeryüzündeki Türk topluluklarının kültür, inanç ve gelenek birliğini gösterir bir belge niteliğindedir. Bazı eserlerinde ise mahkum bir milletin çocuğu, aydın olmanın gizli ezikliği, sembolik unsurlarla dolaylı olarak ifade etmiştir. 

Cengiz Aytmatov 9 Haziran 2008 tarihinde ebediyete intikal etmiştir. Yazarın Dilimize çevrilen yazılarından bazıları şunlardır: Zorlu Geçit, Yüzyüze, Cemile, İlk Öğretmenim, Dağlar ve Steplerden Masallar, Elveda Gülsarı, Beyaz Gemi ve en çok bilinenleri ise Selvi Boylum Al Yazmalım, Fuji-Yama, Gün Olur Asra Bedel, Dişi kurdun Rüyaları, Toprak Ana, Cengiz Han'a Küsen Bulut, Beyaz Gemidir.

Mahatma Gandi Kimdir?

By Ayrıntı Blog →
mahatma gandi
Mahatma Gandi (Gandhi) Hindistanlı politikacı, fikir adamı ve Hindistan'ın dini ve milli lideridir. Birçok kişi tarafından lakabı olan "Mahatma" yani büyük ruh ile bilinir. Zengin, nüfuzlu, dindar ve asil bir ailenin çocuğu idi. Ahmedabat Üniversitesi'nde öğrenim gördü. Hukuk tahsilini ise Londra Üniversitesi'nde yaptı. Bombay da avukatlığa başladı ve güney Afrika'ya gitti. 1893 ten 1914 de kadar burada yaşadı.

İngiliz sömürgesinde Hindistanlı göçmenlere, Brahman (Hindu) olsun Müslüman olsun yapılan kötü muameleden ve beyaz olmayan ırkların geri, aşağılık ırklar sayılmasından çok etkilendi. Hindu ve Müslüman göçmenlerin davaları ile ilgilendi. Duruşmaları artık politik bir hale bürünmeye başladı ve tutuklanarak işkence gördü. 1914'te Hindistan'a döndü ve 1918 de savaş bitinceye kadar İngilizlerin rahatsız etmemeye dikkat etti. Fakat savaşta çok Hindistanlı kanı dökülmesine rağmen İngiltere'nin Hindistandaki sömürge politikasını değişmediğini görünce hele ki Pencap da Amriçar katliamından sonra Hindistan'ın haklarını dini fark gözetmeksizin korumaya çalıştı. Bütün Hindistanlıların pasif fakat kesin boykot ve karşı koymaya çağırdı. Kan dökmekten şiddet hareketlerinden kaçınılmasını ve sağ duyulu davranılmasını tavsiye etti. Birçok defa tutuklanıp hapsedildi. Asla Avrupa kostümü giymemesi, çıplak ayakla sandalla dolaşması bütün hayatı boyunca çok az bir nebati besin alması, şahsı için bir makam kabul etmemesi, maddi menfaatler ile en küçük ilgisinin bulunmaması kendisini adeta evliya ve aziz mertebesine çıkardı.

Büyük Hindistan'ın yüksek lideri kabul edildi ve hangi yolu işaret ettiyse kabul gördü. Müslüman olanları Hindistan milletinin bir parçası olarak kabul ettiği halde Müslümanlar tarafından çok kabul görmedi ve aynı başarıyı kazanamadı. Müslümanlar kendi teşkilatlarını kurarak kendilerini ayırdılar. 1942 den  1944 kadar yeniden hapse atıldı. İngiltere savaştan sonra Hindistan ve Pakistan'a bir gün arayla özgürlük verdi. Mahatma Gandi bu iki devletin ayrılması politikasına karşıydı ve ayrılmaması için elinden geleni yaptıysa da başarılı olamadı.

Bir dini törende sırasında, mutaassıp bir Brahman tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Hiçbir devlet görevinde bulunmamıştır. Pek çok yazısına rağmen mühim bir eser bırakmamakla beraber Hindistan tarihinin en büyük liderlerinden biri oldu. Ama hiçbir partiye girmedi. Brahman değil Ceyni dininden olmasına rağmen bütün Hindistan tarafından benimsendi. Ülkenin İngilizlerden önceki hakimi bulunan Müslümanlar bile karşısında bulunmamaya dikkat ettiler. Zeki, nefis isteklerini tamamen kıran, yüksek kültürlü, Asya insanın psikolojisi kadar Avrupa insanın psikolojisini de derinliğine de nüfuz edebilmiştir. Hindistan'ın sömürge olmaktan kurtarmayı ve Asyalı, Avrupalı esmer ırkları beyaz ırkla eşit kabul etmeyi hayatın hedefi olarak seçmiş, son derece gerçekçi attığı her adımı neticesini hesaplayan bir liderdi. Mahatma Gandi Şahsına münhasır denen karakterlerin en tipik örneğidir.

Aristoteles (Aristo) Kimdir?

By Ayrıntı Blog → 9 Aralık 2014 Salı
aristo kimdir
İnsanlık tarihinin en önemli bilginlerinden olan Aristo, dünya tarihine düşünce ve bilimler konusunda yön vermiş eski bir Yunan filozofudur. 19 yaşında iken geldiği Eflatunun Akademisi'nde öğrencilik yaptıktan sonra 343 den 340'a kadar Makedonya Kralı ikinci Filip'in oğlu İskender'in hocalığını yaptı. Bu ilişki ona çok değerli koleksiyonlar sağladı ve onun tabiat ilimlerin babası olmasına yardım etti.

Aristo'ya dayandırılan yazılar eski çağda bilinen ilimlerin hemen hemen hepsinin yani filozofun kendisi tarafından ortaya atılan sınıflama ya göre, hakikati konu alan teorik bilimlere (matematik, fizik ve teoloji veya ilk felsefe), faydalıyı konu alan pratik ilimlere (etik, ahla ve siyaset vb) ve güzeli konu alan poetik ilimleri aittir. Organon adı altında toplanan eserler Aristoteles'in mantığın kurucusu sayılmasına sebep olmuştur.

Gerçekte mantığın bütün unsurlarını Aristoteles bulmuş değildir fakat bu unsurları sıraya koymak tamamlamak ve tümden gelimci (dedüktif) mantık sistemini meyana getirmek için Aristo'nun dehası gerekmekteydi. Bu bakımdan Aristo yalnız felsefe, tarih, felsefe tarihi, anatomi, mantık, jeoloji, psikoloji gibi biliminin kurucusu olarak kalmamış aynı zamanda çağın bütün müspet bilimlerini kendinden sonraki çağlara ileten fikir ve düşünce tarihinin saygı değer isimlerinden birisi olmuştur.

Gerçek manada  Aristoteles'in eserleri hepsi birden, milattan önce 4. yüzyılda insan bilgisinin gerçek bir ansiklopedisini teşkil etmektedir. Aristo'nun matematik, metafizik mantık alanlarındaki düşünceleri İbni Sina, Farabi, İbni Rüşt gibi İslam bilginlerinden öğrenen Ortaçağ Batı filozoflarının skolastik adı verilen doktrinlerinin kaynağı, onun mantığıdır. Fakat onun izinde yürüyen Ortaçağ filozofları, şekil yönünden aldıkları Aristo'nun mantığının, kuru ve kısır bir sistem olarak skolastiğin temeli haline sokmuşlardır. Tecrübeye yani deneye sırt çeviren bu zihniyet, yüzyıllarca düşünce ufkunu karartmıştır.

Bununla beraber, Aristo'nun tahlilleri orijinal ve derin olarak vasıflandırılır. Onun metodu kendisinden sonra gelen düşünce üzerine geniş bir alanda tesir etmiştir. Aristo'nun bir çok eserleri Türkçe'ye de çevirmiştir.

Aristokrasi Nedir?

By Ayrıntı Blog → 1 Aralık 2014 Pazartesi
aristokrat nedir
Aristokrasi (Aristo-Kretia) En iyi olanların gücü, kuvveti anlamındadır. Millet içinde azınlığı teşkil eden bir sınıfın yönetimi veya sorunların hakim olduğu siyasi rejim anlamına gelmektedir. Aristokrasi de toplum sayıları az hususi imtiyaz sahibi eski asiller zümresince yönetilir. Derebeylik toplumları aristokrasiye örnek teşkil eder. Bununla beraber çok defa bu değiş yalnız siyasi kontrolü kendi elinde tutan sosyal tabaka için kullanılır. Bu tabaka Hindistan da olduğu gibi bir kast, ortaçağ veya yeni çağ Avrupa'sında görüldüğü gibi bir orta tabakada olabilir. Bu orta halli tabaka büyük halk topluluğundan farklı bir soy kökünden gelmişler de olabilir.

Siyasi teşkilatlanma tipi olarak aristokrasi, doğrudan monarşiye ve demokrasiye karşıdır. Nitekim birçok monarşide hükümdar ailesi, soylular zümresinin nüfuzunu kırar; hatta onu yok eder. Aristokrat tabaka doğuştan imtiyazlıdır ve dışardan girmeye engel olan bir şeref kanun ile kurulmuştur. Bununla beraber monarşi kuvvetlendikçe bu sınırlar gevşer ve sonradan kazanılmış kral tarafından verilmiş soyluluk zümresi doğar.

Son zamanlarda bazı ülkelerde aristokrasi maliye, endüstri, fikir ve siyaset alanlarında hakim olan seçkinleri ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır.