Recent Posts

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

By Paylaşan Hoca → 7 Aralık 2016 Çarşamba
haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
haydar-colakoglu
YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur
haydar-colakoglu-teb
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur
Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.
Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.
haydar-colakoglu-yolo-turkiye
Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Günlük Kaç Bardak Su İçmeliyiz

By Paylaşan Hoca → 5 Aralık 2016 Pazartesi
Günümüzde sağlıklı yaşamın en önemli unsurlarından bir tanesinin, dengeli ve düzenli beslenmek olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Bu dengeli ve düzenli beslenmenin bir parçası olan suyun önemini de görmezden gelemeyiz.

Dengeli ve Düzenli Beslenme ile ilgili yazımız için tıklayınız.

Şu bir gerçektir ki ister zayıflama olsun isterse günlük hayatımızda bir çok kişi bize yeteri kadar su içmemizi ve bu suyun miktarının da en az 2 lt vs olarak belirlemektedir. İşin aslı aslında günlük almamız gereken su miktarı herkes için ayını olmamaktadır. Bunu bir örnek ile açıklayacak olursak; bir otomobil ile kamyonun yatkın sarfiyatı aynı değildir. Bu örnekten de anlayacağımız üzere kişilerin günlük su tüketim miktarı kilo ile orantılı olarak değişmektedir.

Kiloya göre günlük su içme miktarını aşağıdaki tabloya bakarak belirleyebilirsiniz.

günlük su ihtiyacı

Bugün ki kısa bilgilendirme yazımızın sonuna geldik. Günlük içtiğimiz su miktarı kadar suyun kalitelisinin de önemli olduğunu unutmayınız.

Spotify Artık Japonya Pazarında!

By Paylaşan Hoca →
Kullanıcılarına özgürce müzik dinleme imkanı sunan Spotify uygulamasının CEO’su Daniel Ek tarafından yapılan açıklamaya göre popüler uygulama, Dünyanın en büyük pazarları arasında gösterilen Japonya'da bundan sonra daha aktif yer alacak.

İsveç'te 2006 yılında kurulan ve Türkiye'de geçtiğimiz yıllarda daha aktif olarak yer alan müzik dinleme uygulaması Spotify tüm Dünya'da kullanıcı edinme politikasına devam ediyor. Uygulama geçen hafta yeni Daily Mix özelliğini kullanıcılarıyla paylaşmıştı. Popüler müzik dinleme uygulaması şimdi de bundan sonra Japonya'da daha aktif yer alacağını kullanıcılarına duyurdu.

Spotify şirketinin yaptığı duyurunun hemen ardından şirketin CEO'su Daniel Ek de bir açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada Spotify uygulamasını Japonya’nın eşi benzeri olmayan müziğiyle birlikte kullanıma açtıkları için heyecanlı olduklarını söyleyen Daniel Ek ayrıca Spotify’ın her kişiliğe uyan keşif ve  Spotify uygulaması diğer ülkelerde olduğu gibi Japonya’da da kullanıcılarına ücretli(reklamsız) abonelik seçeneklerini sunuyor.


Ücretli yani reklamsız abonelik ücretiyse şirket tarafından 10 dolar olarak belirlendi. Uygulamanın yapımcısı şirket tüm bunlara ek olarak Japonya‘da karaokenin çok kullanılan bir eğlence türü olması gerekçesiyle Spotify'a şarkıların sözlerini gösteren ek bir özellik de eklediklerini Japonya'daki kullanıcılarıyla paylaştı. Bu yeni karaoke özelliği hem mobil hem de masaüstü cihazlarda kullanılabiliyor olacak.

Bu Siteye Ulaşılamıyor Bağlantı Sıfırlandı Hatası ve Çözümü

By Paylaşan Hoca → 4 Aralık 2016 Pazar
Ülkemizde internet ortamına gelen engellilerle birlikte önceki gün erişim sağladığımız siteye şu anda ulaşamaz hale geldik. Üstelik ulaşmanız gereken sitenin bir alternatifi yoksa ne yapıp edip bu siteye girmeniz gerekiyor. Erişimi engellenen sitelerde genellikle “Bu siteye ulaşılamıyor, bağlantı sıfırlandı” şeklinde bir hata verilmekte ve yeniden bağlanmaya çalıştığınız bu siteye girilmektedir. Aşağıdaki yöntemleri deneyerek bu hatayı aldığınız siteye tekrar bağlanabilirsiniz.

1- DNS Ayarları
Bağlanmaya çalıştığınız site engellenmiş durumda ise internet bağlantınızın DNS ayarlarını değiştirerek siteye tekrar bağlanmayı deneyebilirsiniz. Sorun siteden kaynaklanmıyorsa DNS ayarı değiştirme büyük ihtimal sorunu çözecektir.

2- Virüs Koruma Programları
Bilgisayarda çalışan virüs koruma programı girdiğiniz siteyi zararlı içerik olarak görebilir ve bu yüzden erişimi engelleyebilir. Eğer bilgisayarınızda virüs programı çalışıyorsa kapatıp tekrar bağlanmayı deneyebilirsiniz.

3- Modemi Resetlemek
Bilgisayarınıza yüklediğiniz programlar sizin bilginiz dışında internet ayarlarını değiştirmiş olabilir. Modeminiz resetleyerek internet ayarlarını varsayılana çevirebilir ve bu sayede bilginiz dışında gelişen değişimleri düzeltebilirsiniz. Bağlantı sorunu bilgisayarınızın internet ayarlarından kaynaklanıyorsa modemi resetlemek sorunu düzeltilecektir.

4- VPN Kullanmak
Engellenen bir siteye erişim sağlamak için VPN kullanarak bağlantınızı farklı bir ülkeden yapıyor gibi gösterebilirsiniz. Bu sayede ülkemizde engellenen tüm sitelere erişebileceğiniz gibi VPN bağlantısını kullandığınız ülke tarafından engellenen sitelere erişiminiz kapatılacaktır. 
Bütün yolları deneyip de hala erişemiyorsunuz sitenin aktif olup olmadığını kontrol ederek sorunun ne olduğunu anlamaya çalışabilirsiniz.

Apandisit Nedir? Hangi Tarafta Bulunur, Belirtileri Nelerdir?

By Paylaşan Hoca → 1 Kasım 2016 Salı
Apandisit karının sağ alt kısmında, bağırsakların hemen başlangıcında bulunan organa verilen isimdir. Apandisit hastalıkları genellikle kalın bağırsağa bağlı bu bölgenin iltihaplanması sonucu oluşur ve kişide ciddi rahatsızlıklara yol açar. Bir diğer apandisit hastalığı olan apandisit patlaması ise iltihap oluşumundan daha tehlikelidir. Bu hastalığa kısa sürede teşhis koyulmaz ve önlem alınmazsa kişide karın zarı iltihaplanması denilen hastalığa yol açar.

apandisit ne tarafta

Apandisit patlaması sorunu kişi için tedavide geç kalınırsa hayati kayıplara yol açabilmektedir. Apandisit patlaması gibi sorunların en temel belirtisi şiddetli ağrılardır. Bu yüzden hiç bir sorun olmasa bile karın bölgesindeki ağrılar dikkate alınmalıdır. Apandisit ağrıları genellikle karın bölgesinin sağ alt kısmında, kalça kemiğinin biraz üzerinde kendini belli eder. Bu ağrı genellikle hemen geçmez ve gün içerisinde sürekli olarak kendini hatırlatır. Apandisit patlamasını asıl belirtisi ağrı olurken, bu ağrıya ek olarak kişide kusma, mide bulantısı, ishal ve kabız gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Ancak bu belirtiler başka rahatsızlıkların da habercisi olabileceği için apandisit rahatsızlıklarının temel belirtisi olarak ağrı baz alınmalıdır. Kişide oluşan şiddetli karın ağrısı birkaç gün içerisinde kendiliğinden düzelmez ise mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidilmeli ve gerekli tahliller yaptırılmalıdır.

Apandisit ağrısını evde alama yöntemleri

Apandisit ağrıları genellikle karının sağ bölümünde ve kalça kemiğinin biraz yukarısında meydana gelmektedir. Bu ağrıları diğer ağrılardan ayıran en büyük özellik ise ağrının oldukça şiddetli ve keskin olmasıdır. Normal karın ağrılarında bölgeye hafif masajlar yapılarak ağrı hafifletilirken apandisit ağrılarında bölgeye hafif bir baskı uygulamak ve hatta dokunmak bile ciddi bir acı verecektir. 

Apandisit ağrıları o kadar şiddetlidir ki kişinin ilerleyen saatlerde yürümesine bile etki edecektir. Bu yüzden ağrının apandisit ağrısı olup olmadığını anlamak için en güzel örneklerden birisi de hastanın yürüyüp yürüyemediğini kontrol etmesidir. Eğer ağrı yürümeyi zorlaştıracak kadar şiddetli ise bu ağrının apandisit ağrısı olma ihtimali yüksektir. Kişi ağrıyı hafifletmek için fetüs pozisyonunda yani bacaklarını karnına çekerek yatmayı denemelidir. Eğer bu şekilde yatmak ağrıyı hafifletiyor ise yine ağrının apandisit yüzünden olma ihtimali büyüktür.

Cilt Kuruluğu ve Öneriler

By Paylaşan Hoca → 30 Ekim 2016 Pazar
Kış ayları yaklaşıyor. Yaklaşan kış aylarında gerekli önlem alınmazsa cildiniz kuruyarak egzaman gibi cilt kuruluğunun yol açtığı hastalıklara karşı savunmasız kalabilir. Peki, cilt kuruluğuna karşı hangi önlemler alınmalıdır?

cilt kurulaşması

Özellikle kış aylarında birçok etken cildimizin kuru kalmasını yani yeterince nem alamamasını sağlıyor. Bunlardan ilki hiç kuşkusuz ki soğuk hava. Çünkü cildimiz terleme ve yağ bezeleri sayesinde nem dengesini korumaya alışıktır. Ancak kış aylarındaki soğuklar cildin terlemesini engelleyecek, buna bağlı olarak da yağ bezelerinin çalışması azalacaktır. Haliyle cildiniz ün içerisinde nem almak yerine kuru kalacaktır. Bununla birlikte ısınmak için her insanın kullandığı kaloriferler de oda içerisindeki nemi son damlasına kadar yok eder. Yani hava tamamen kuru kalır. Haliyle havanın artan nem ihtiyacı da sizin vücudunuzdaki son nem parçasından çıkarılır ve hava vücudunuzdaki nemi içine çeker. Bununa birlikte bilinenin aksine sıcak su ile banyo yapmak da cildi kurutan en büyük etkenlerden birisidir. Kış aylarında sıcak su ile banyo yapmayın demiyoruz ama buna karşı da önlem almakta fayda var. Peki, kış aylarında cilt kuruluğuna karşı ne yapılmalıdır?

Öncelikle cildinizi nemli tutmak için nemlendirici kullanmakta fayda var. Ancak bunu yaparken petrol bazlı nemlendirici ürünlerden kaçınmalısınız. Ayrıca cildi nemlendirme vaadiyle satılan birçok ürün de geçici nemlendirme sağlar. Kremi kullandıktan sonra dış ortam ile temasına devam eden cildiniz kısa zamanda nemlendiricinin etkisinden kurtulacaktır. Bunun için ciltte kalın bir tabaka oluşturan ve tutuculuğu fazla olan ürünleri tercih etmelisiniz. 

İkinci olarak kış aylarında parfüm kullanmaktan kaçınmanız, cildin nemlenmesi için oldukça faydalıdır. İçerisinde genellikle alkol bazlı ürünler içeren parfüm uzun vadede cildinizin daha fazla kurumasına yol açacaktır. Parfüm yerine alternatif koku vericileri tercih etmelisiniz.

Soğuk kış aylarında sıcak bir banyo kadar keyif veren bir şey olmasa da, sıcak su cildinizin doğal nemlendirici seviyesini oldukça azaltmaktadır. Kış aylarında sıcacık bir duş almak yerine daha ılık ve kısa bir duş almak cildinizin nem seviyesini korumakta oldukça faydalı olacaktır.

Kürtaj Nedir?

By Paylaşan Hoca → 29 Ekim 2016 Cumartesi
Kürtaj, genel anlamda bakacak olursak istenmeyen ya da zamansız gelen bir gebeliğin cerrahi bir işlem ile rahimden kazınarak alınması demektir. Birçok insan istenmeyen gebelikleri sonlandırmak için kürtaj yöntemine başvursa da şu bir gerçek ki kürtaj işlemi asla bir aile planlaması yöntemi olarak görülmemelidir. 
kürtaj

Halk arasında sadece istenmeyen gebelikleri sonlandırmak için yapıldığı düşünülen kürtaj, aslına bakılırsa düşük ile sonuçlanan gebeliklerde de rahim içinin tam anlamı ile temizlenmesi amacıyla yapılmaktadır. Ayrıca adet dönemi daha uzun ve daha fazla kanamalı geçen kadınlarda da sorunun kaynağına inmek için kürtaj yöntemi ile önce rahim içi temizliği yapılır ve ardından buradan bir doku parçası alınarak hastaya teşhis koyulur.

Ülkemizde istenmeyen hamileliği sonlandırmak için belirlenen tıbbi tarih gebeliğin 10. haftasıdır. Bu zaman aşılırsa anne ve babanın ikisinin birden rızası olsa dahi yasal yollardan resmi kurumlar ile kürtaj işlemi yapılması imkansızdır. Gebeliğin 10. haftasından sonra yapılması uygun görülen kürtaj ancak iki farklı doktorun onayı ve imzası ile çıkarılan sağlık kurulu raporu ile mümkündür. Bu rapor, anne ya da çocuğun doğumdan zarar göreceği durumlarda yapılmaktadır. Annede oluşabilecek sorunlara, doğumda kalp yetmezliği gibi sorunlar, çocukta ise doğumdan sonra hayatının büyük bir bölümü sorunlu geçecek (engelli doğma gibi) ise kürtaj yapılır.


Kürtaj nasıl yapılır?

Hastaya gerekli muayeneler yapıldıktan sonra hasta jinekolojik masaya yatırılır ve bir anestezi uzmanı ya da teknikeri yardımı ile hastaya anestezi uygulanır. Anestezi genellikle koldan ve iğne ile yapılır. İğne yapılırken hasta işlem hakkında bilgilendirilir ve birkaç dakika sonra hasta tamamen uyutulur.

Hastanın uyutulması ile birlikte vajina açılarak hastanın rahim ağzı ortaya çıkarılır. Antiseptik solusyonlar ile temizleme yapıldıktan sonra rahim ağzı Teneculm adındaki bir alet ile çekilir ve rahim ağzının düz bir şekil alması sağlanır. Bu işlemden sonra rahim ağzı gebeliğin boyutuna göre genişletilir ve ardından rahim içine girilerek gebelik tamamen vakumlanarak çekilir. Bu işlemler yaklaşık olarak 5 ile 10 dakika arası bir zaman almaktadır.


Kürtajın riskleri nelerdir?

Kürtaj işlemi her ne kadar birkaç dakika sürse de nihayetinde cerrahi bir işlemdir. Kürtaj işleminin genel olarak; rahim ve bağırsak delinmeleri, gebeliğin sonlandırılamaması, rahim içinde parça kalması, iç kanamalar ve rahim enfeksiyonu gibi riskleri vardır.

Kireçlenme Nedir ve Tedavisi

By Paylaşan Hoca → 26 Ekim 2016 Çarşamba
Kireçlenme, eklemlerin birbiri üzerinde kaymasını ve rahat hareket etmesini sağlayan kıkırdak sisteminin zamanla yapısını kaybetmesi ile oluşan bir hastalıktır. Kıkırdağın yapısının zamanla bozulması ve sertleşmesi ile kireçlenme olan kemikte büyüme, eklemde ise çeşitli bölgelerde çıkıntılar meydana gelir. Oldukça yavaş ilerleyen bir hastalık olan kireçlenme genel anlamda eklemlerde ağrı oluşmasına sebep olur.

kireçlenme tedavisi

Kireçlenme genel olarak ileriki yaşlarda görülen bir hastalıktır ve 60 yaş civarında insanlarda yavaş yavaş kireçlenme görülmeye başlar. Erkeklere kıyasla kadınlarda kireçlenme oranı 3 kat artmakla birlikte 40 yaş altı insanlarda da nadiren görülebilir.

Eklem kireçlenmesi fazla kilosu olan kişilerde daha yaygın olarak görülmektedir. Kilo, kişinin eklem sistemlerinin kaldırması gereken yükü arttırmakta ve başta diz olmak üzere çeşitli kireçlenme çeşitlerine yol açmaktadır. Bununla birlikte kilo vermek kireçlenme ağrılarının da azalmasına neden olacaktır.

El ve parmak kireçlenmeleri genel olarak ailevi yani kalıtsal sebeplere dayanır. Ancak diğer kireçlenme çeşitleri ailevi olarak yatkın kişilerde daha sık görülse de dikkat edilmediği takdirde diğer kişilerde de görülme olasılığı yüksektir.

Kireçlenme en çok kalça, diz ve el parmaklarının eklemlerinde görülür. Bununla birlikte bayanlarda diz kireçlenmesi, en sık karşılaşılan kireçlenme çeşididir. Çok sık karşılaşılmasa da kireçlenme boyun ve bel eklemlerinde de görülmektedir. Kireçlenmenin oluşumunda şişmanlık ve obezitenin büyük etkisi vardır.

Kireçlenme hastalığı bulunan hastalarda eklem ağrıları oldukça dayanılmaz bir hal alabilmektedir. Akşam saatlerine doğru şiddetini arttıran ağrılar yürüme ve çeşitli fiziksel aktivitelerde daha da artar. Ağrılar kişi dinlendikten sonra yavaş yavaş azalmaya başlasa da hafif olarak devam eder. Hastalığın ilerleyen düzeylerinde kişi dinlenirken de ağrı çekebilir ve ağrılar yüzünden çeşitli aktiviteleri yapamayacak duruma gelebilir. 


Kireçlenme ve Tedavi Aşaması 

Kireçlenme tedavisinin asıl amacı, hastsnin günlük faaliyetlerini devam ettirebilmesini sağlamak, hastalık yuzunden oluşan şişlikleri geçirmek ve ağrıyı önlemektir. Yapısı bozulan kıkırdağı tam anlamı ile onarmak mümkün olmadığı için kireçlenme hastalığının kesin bir çözümü yoktur. Ancak çeşitli tedaviler ile hastalığın ağrısı azaltılabilir. Hasta kilolu ise kilo vermesi ekleme binen yükü azaltarak ağrıyı da hafifletecektir. Hasta eğer çalışıyor ise çalışma ortamı buna göre düzenlenmelidir. Ayni zamanda fizik tedavi merkezleri tarafından hastaya verilen günlük egzersiz programları da aksatılmadan yapılmalıdır. 

Tüp Bebek Nedir, Nasıl Yapılır?

By Paylaşan Hoca → 24 Ekim 2016 Pazartesi
Normal yollardan gebelik ile çocuk sahibi olmayan çiftlerin, çeşitli tedaviler ile bebek sahibi olmalarına tüp bebek denir. Dünya üzerinde tüp bebek ile doğum ilk olarak 1978 yılında meydana gelirken, ülkemizde ilk tüp bebek Ege üniversitesi tarafından 1989 yılında meydana getirilmiştir. Günümüzde normal yollardan çocuk sahibi olamayan birçok çift tüp bebek yöntemine başvurmaktadır. 
tüp bebek tedavisi

Genel mantık olarak bakacak olursak tüp bebek, erkekten alınan sperm ve kadından alınan oositin (yumurta) laboratuvar ortamında bir araya getirilmesi ve embriyonun laboratuvar ortamında gelişimini sağladıktan sonra anne rahmine tekrar yerleştirilmesidir. Tüp bebek işleminde başarı şansı %100 olmamasına karşın, deneyimli ve tam donanımlı bir ekip ile başarı şansı oldukça artmaktadır.

Tüp bebek işleminde başarı oranı nedir?
Tüp bebek işleminde başarı şansı ortalama olarak %40 ile 45 arasındadır. Bu oran size az gelmesin, çünkü normal şartlarda bir adet döneminde gebe kalma ihtimali sadece %27’dir.

Tüp bebek nasıl yapılır?
Tüp bebek işleminin yapılan çalışmalara göre birkaç çeşidi bulunmaktadır. 

İn Vitro Fertilizasyon (IVF)
Bu işlemde anneden alınan yumurta ve babadan alınan sperm laboratuvar ortamında bir araya getirilir. Bunun ardından yaklaşık 5 gün laboratuvar ortamında gelişen embriyo annenin rahmine yerleştirilir. 

Gamet İntrafallopian Transfer (GIFT)
Bu işlem sırasında anneden alınan yumurta ve babadan alınan sperm, annenin fallop tüpü içerisine yerleştirilir. Yani döllenme laboratuvar ortamında değil olması gereken yerde gerçekleşir. Her ne kadar geçmişte kullanılmış olsa da bu yöntem başarı şansı açısından artık pek tercih edilmiyor.

Zigot İntrafallopian Transfer (ZIFT)
Bu işlemde anneden alınan yumurta ve babadan alınan sperm laboratuvar ortamında bir araya getirilir. Döllenen yumurta işlemin ardından bir gün sonra annenin fallop tüpüne yerleştirilir.

İntrasitoplazmik Sperm Enjeksiyonu (ICSI)
Bu işlem sırasında anneden alınan yumurtanın içerisine özel olarak üretilen iğneler yardımı ile babadan alınan sperm bırakılır, yani dölleme el ile yapılır. Günümüzde sperm azlığı çeken kişiler tarafından yoğun olarak tercih edilmektedir.

İn Vitro Maturasyon (IVM)
Anneye verilen bir ilaç ile uyarılan yumurtalıklardan henüz tam olgunlaşma evresine gelmemiş olan yumurta hücreleri alınır ve laboratuvar ortamında gelişimini tamamlaması sağlanır. Ardından laboratuvar ortamında yumurta döllenir. Bu işlemin kullanımı günden güne azalmakla birlikte, başarı şansı da normal şartlarda gelişen yumurta hücreleri kullanılan yöntemlere göre daha azdır.

Yağ Bezesi ve Tedavisi

By Paylaşan Hoca → 22 Ekim 2016 Cumartesi
Halk arasında yağ bezesi olarak adlandırılan şişlikler tıp dilinde Lipom olarak adlandırılır. Yazımızın giriş kısmında öncelikli olarak söylenmesi gerekir ki Lipomlar tümör olarak görülmesine rağmen büyk çoğunluğu iyi huyludur ve hiçbir zararı yoktur. Yağ bezeleri kas ile deri arasında bulunan yumuşak, ağrısız, yuvarlak, yavaş yavaş büyüyen iyi huylu şişliklerdir. Bu şişliklerin neden ve nasıl oluştukları konusunda kesin bir görüş yoktur. Her yaş aralığında görülmesine karşın en çok 30- 40 yaşları arasında daha sık görülür. 


yağ bezesi tedavisi

Yağ bezesi nerelerde görülür?

Yağ bezleri çoğunlukla kollarda, bacaklarda, kalçalarda, gövde ve sırtta bulunsa da vücudumuz deri ile kaplı olduğu için diğer bölgelerde de bulunmaktadır.

Yağ Bezesinin Belirtileri Nedir?

El yordamı ile dokunarak tespit ettiğimiz bezelerin büyük çoğunluğu birkaç cm büyüklüğe ulaşmış olanlardır. Deri görünüm bakımından normaldir, bulunduğu bölgede kas ve sinirlere baskı yapıyorsa ağrılara sebep olabilir. Bizim görebildiklerimiz dışında kalpte ve memede hatta organ boşluklarında veya iç organlarda yakın yerlerde bulunabilir. Bu gibi durumlarda doktor müdahalesi şarttır. Görülmeyen yerlerde bulunanlar genellikle başka hastalıkların araştırılmasında ve tomografi ile ortaya çıkmaktadır.

Yağ bezesinin iyi huylu olup olmadığının teşhisi nasıl yapılır?

Tanı olarak öncelikli el ile muayene yapılır. Sert ve deri altında hareket etmiyor, ağrı veriyor ve hızla büyüyor ise kötü huylu olma şüphesi belirir. Bu gibi durumlarda hemen doktora başvurulmalı ve doktor tarafından alınan bir örnek patolojiye gönderilmelidir. Patoloji sonucuna göre iyi veya kötü huylu olduğuna karar verilir.

Yağ Bezesinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çoğu zaman tedaviye gerek duyulmaz. Ama ağrılı ve sinirlere baskı yapan ve derinde bulunanlar çok büyük ve rahatsız edici ise cerrahi olarak alınırlar. İyi huylu olanlar nadir olarak kendilerini yenilerken kötü huylu olanların kendini yenileme olasılığı yüksektir.